Hem Norveç hemde Türkiye vatandaşı olan biri 17 diğeri 18 yaşında olan iki arkadaş yaz tatili için Türkiye’ye gelmişler ve anıt kabiri ziyaret etmişler. Anıt kabirdeki hatıra defterine sanki Atatürk’le arkadaşmış gibi laubali yazılar yazmışlar. Birinin yazdığı yazı şöyle:
“Mıstık, seni gördüğüm için daha kötü oldum, Allah razı olsun diyeceğim ama demiyorum, yaptıkların için teşekkürler, ama seni hiç gözüm tutmuyor”
Bu yazıyı yazdıkları için tutuklanıp 11 ay hapis cezasına çarptırılmışlar. Şimdi iki kelime etmenin zamanı korka korka edicem o iki kelimeyide yoksa benide içeri alırlar diye. Bu çocuklara 11 ay hapis cezası veren Türk devleti acaba avrupadaki türk gençlerinin Atatürkü hangi kaynaklardan tanıdığını hiç araştırdımı? Avrupadaki gençler Atatürkü hiç bir zaman tarafsız kaynaklardan tanıyamıyorlar, ben avrupada yaşayan türk arkadaşlarımla bu konuda konuştuğumda bunu çok iyi anladım. Atatürkle ilgili çok acayip fikirleri var. Türk devleti olarak sen liderini avrupa’da ve dünyada iyi tanıtamıyorsan orada yaşayan insanların Atatürk hakkında düşündüklerinede karışamazsın. Eğer bu çocuklar böyle bir yazı yazabiliyorsa zaten tarihten bi haber oldukları çok aşikardır. Bundan kendine pay çıkarıp türk tarihinin en önemli liderini onlara anlatıcak kaynaklar yaratacağına bu çocukları kodese tıkıyorsan vay Türkiye cumhuriyetinin haline. Ayrıca bir sürü insan bir sürü lidere hakaret ediyor, bunun cezası hapis olmamalı. Atatürk’ü bende tanımasaydım belki bende hakaret ederdim, tanımadan Adolf Hitler’e hakaret ettiğim gibi. Devlet bir şey yaptığı zaman hiç kimse sesini çıkarmıyor. Çıkaranada anarşist deniliyor. Eğer devlet faşist olur yanlış yaparsa devletede karşı çıkılır.
Türkiyede underground rap yaparak tamamen kendi çabalarıyla isim duyurmuş ve benim dinlemekten en çok zevk aldığım underground rapçiler Karaçalı ve Saian. Bundan 3-4 ay önce ortak bir E.P albüm çıkarmışlardı. Albümü ilk dinlediğimde işte budur demiştim ve açıkçası o zamandan bu zamana dinlemedim albümü bilgisayarıma attığım formatta gitmişti raptende biraz uzaklaşmıştım. Bugün yine indirdim albümü. Albümü sadece rap seven ziyaretçilerime tavsiye ediyorum lütfen rap sevmeyenler indiripte “bu ne ya” gibi saygısızca yorumlar yapmasın. Rap sevenler bilirler albüm gerçekten çok kaliteli.
Albümün tamamını indirmek için buraya tıklayın. Albümle ilgili Karaçalı ve Saian’ın verdiği roportajı izlemek için yazının devamına bakın. Devamını Oku
Bu ülkede eğitimi en çok desteklemesi gereken, en çok bilince sahip olması gereken halkı doğruya yönlendirebilecek en büyük güce sahip olan medya siyasilerin rant kavgalarına alet oluyor. tarafsızlığını koruması gereken medya halkı uyarırmak ve korumak amacıyla istemeden taraf oluyor. Niye söylüyorum bunları derseniz buyrun ilk haber gazetesi internet sitesinde okuduğum yazıyı ve verdiğim cevabı sizlerle paylaşıyorum.
İlkhaberin yazısı: Devamını Oku
Tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun, her sene olduğu gibi bu senede meydanlar işçiler, işçi sendikaları temsilcileri,işçi yakınları ve öğrencilerle doldu. Her sene bende bir şekilde katılmaya çalışıyorum bu bayrama, bu sene biraz yağmurlu oldu ama olsun en azından içimizde kalmadı söyleyeceklerimiz. 1 Mayıs ne işe yarar? hiç bir işe yaramaz, işçiler bağırır sesleri 50 metre öteden duyulur o 50 metrenin ilerisi haberdar bile olmaz. Birde televizyonlarda bütün gün boyunca bölücü militanların eylemleri gösterilir,işçilerin söylediklerinden bahsedilmez bile =) Yazık vatandaş senelerden bu yana şu sloganı kullanıyor ” İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız” ben kapitalist sistemde hiçte işçinin kazandığını ne gördüm ne duydum. Yani bir bakıma kendini kandırmaca bayramı. Üniversitelilerin ağzında ise bir slogan “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm” ne bizim bahsettiğimiz devrim olur nede Devamını Oku
Bana göre komünizm 3 düşünür tarafından ortaya konulmuş bir ideolojidir bu düşünürler Karl Marx, Friedrich Engels, Charles Darwin’dir. Karl Marx insanların eşit ve mutlu yaşaması için geliştirdiği bu ideoloji materyalizm üzerine kuruluydu ve yanlışlar zinciri bana göre bu noktada başlıyor.Çünkü Materyalizmin anlamı maddecilik yani maddeden başka hiç bir şeyin varlığını kabul etmemek. Materyalizmi savunan Karl Marx ve Friedrich Engels aynı zamanda doğanın temel yasasının çatışma olduğunu savunan diyalektik yöntemini benimsediler.Bu durumda teorilerine “Diyalektik Materyalizm” adı verildi.Bana göre yüz milyonlarca insanın katledilmesindeki asıl sebep komünizm değil Diyalektik Materyalizm’dir. Karl Marx Diyalektik Materyalizm’i dünyanın koşullarına göre yorumlamaya çalışıyor ve ekonomi üzerine kitaplar yazıyordu ve gelecekle ilgili tahminler geliştiriyordu, Marx’a göre gelecekte avrupanın gelişmiş ülkelerinde düşüncelerine bağlı olarak Diyalekti’ğin doğasında var olan devrimci çatışmalar baş gösterecekti.Yani kapitalist düzen tarafından ezilen işçi halk ayaklanıcak devrimci çatışmalarla yönetimi ele geçirecek ve komünizm sistem kurulacaktı.Karl Marx haklı çıktı ilk olarak Rusyada Lenin liderliğinde bolşevikler yönetimi ele geçirdi.Ancak Lenin tam anlamıyla bir Darwinist’ti. Yani Charles Darwin’in “Türlerin Kökeni” adlı kitabındaki “Evrim Teorisine” inanıyordu. Bu kitaptaki Evrim Teorisi tüm canlıların kendisinden bir önceki canlıdan kalıtsal özellikler taşıdığını ve onun gelişmiş hali olduğunu savunuyordu. Yani insanlarda gelişmiş birer hayvandı. Lenin yönetimi boyunca insanları hayvan gibi görerek bir korku rejimi yürütmüştür.Köylülerin elindeki tüm ürünlere devlet adına el koyarak büyük bir kıtlığa yol açmış ve 5 milyon insanın açlıktan ölmesine sebebiyet vermiştir.Yönetimde olduğu sürece “Diyalektik Materyalizmi” uygulamış ve bunun gereği olan çatışmalar ülkede hiç eksik olmamıştır.Din adamları, tanrıya inananlar, sisteme karşı çıkanlar, ürününü vermek istemeyenler, Leninden farklı düşünceye sahip olanlar acımasızca işkencelerden geçirildikten sonra öldürüldüler. Lenin’in sonu ibret vericidir 53 yaşında ölmüş ve ölmeden önce çekilen son fotoğrafları korkutucudur. Frengi hastalığından öldüğü söylentiler arasında ancak tam ölüm sebebi bilinmiyor ancak yaşamının son dönemlerini geçirdiği felçten dolayı tekerlekli sandalyede geçirdi. Lenin’in ölümünden sonra yönetime Stalin geçti ancak Stalin Lenin’i bile gölgede bırakacak vahşetlere imza attı. Çinde ise Mao aynı düşüncelerle yönetime geçti ve aynı yönetimi kendiside sergiledi ve dünyada görülen en büyük kıtlık çinde Mao sayesinde yaşandı.Mao diğer ülkelerede komünizmi yaymış ancak diğer ülkelerde komünizmi Darwin ve Diyalektik Materyalizm kurallarına göre uygulamaya çalıştığı için sonuç yine hüsran olmuştur.Ben başlığın biraz dışına çıkarak daha çok komünizm tarihinden bahsettim, aslında o kadar yüzeysel geçiyorum ki konuları eğer içine girerek yazmaya başlasam bir kitap yazabileceğimi farkettim.Ancak bu konularda sözünü ettiğim tırnak içerisindeki tüm isimleri, kelimeleri, düşünceleri v.s ayrı ayrı yazmak istiyorum. Ülkede ben komünistim ben marxisistim hele ki ben leninistim v.s diyen ancak neyi savunduklarını bilmeyen arkadaşlardan belki bir kaçı okur öğrendikten sonra düşüncelerine devam ederler veya düşüncelerini sorgulamaya başlarlar. Yazımın sonunda sizlere Kuran’dan bir ayet meal’i sunucam konuyla ilgili.
Kuran (Zühruf/31-32)
31. “Bir de ‘Bu Kuran iki şehirden birindeki büyük bir adama indirilseydi ya’ dediler”.
32. “Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.”
“Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın.” Bu ifade sizce ortak paylaşım fikrine karşı çıkan bir ifade değilmi? Peki “Ortak Paylaşım” fikri kime ait? Komünizm’e. Sizce bu ifademi akla ve mantığa uygun yoksa Karl Marx ve Engels’in “Diyalektik Materyalizm” fikrimi?
Bu yazı bu kadar devamı gelicek.
Selametle…
Komünist Parti Manifesto’su 21 şubat 1848′de Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yayımlanan yazıdır.Bu yazı komünizm’in ilk bildirgesidir ve dünyanın en etkileyici politik yazısıdır. Manifestoyu burada size tanıtmak yerine Türkçe tam metnini veriyorum. Sıkılmadan okuyanlar okuduklarına pişman olmayacaklar.
Karl Marx ve Friedrich Engels (1848)
Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor – Komünizm hayaleti. Avrupa’nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri.
İktidardaki rakiplerince çığlık çığlığa komünist diye saldırılmayan hiçbir muhalefet partisi var mı? Daha ilerici muhaliflere olduğu gibi, gerici rakiplerine de damgalayıcı bir komünizm suçlamasıyla karşılık vermeyen hiçbir muhalefet partisi var mı?
Bu gerçeklikten iki şey çıkıyor.
Komünizm, artık tüm Avrupa güçlerince bir güç olarak kabul edilmiştir.
Aklıma geldi ve internette ufak bir araştırma yaptım, sonunda aşağıdaki resimleri bulabildim. Resimler ziyadesiyle ilginç, üzerinde ince düşünüldüğünde Türkiyenin nereden nereye geldiği ancak Türk siyasetinin nasıl yerinde saydığı sonucuna varılıyor. CHP halen muhalefet,TİP (sosyalistler) için meclis halen sadece hayal,Sağcılar halen huzur vaad ediyor,DP halen başkaları üzerinden siyaset yapıyor.En azından ben bu sonuca vardım, siyasetin ve seçim konusunun gündemde olduğu bugünlerde renkli bir anıdır nihayetinde…
Bu yazımda Selametle… demiyorum yanlış anlaşılabilir…

