Yazar Arşivi

maNga’nın EuroVision Şarkısı we could be the same

Çarşamba, 03 Mart 2010

maNga’nın eurovision 2010 şarkı yarışmasında Türkiyeyi temsil edeceği şarkı bu gece 19.00 da açıklanacak. Ve yine ilk olarak YazOlur.CoM da yer alacak. Şarkıyı indirmek isteyenler YazOlur.CoM u takip edebilirler.

we could be the same

Sagopa Kajmer – Ardından Bakarım (Yeni Şarkı)

Perşembe, 04 Şubat 2010

Sagopa Kajmer yeni bir süpriz daha yaptı ve internet üzerinden hayranlarına yeni bir şarkı hediye etti. Yeni şarkısının ismi Ardından Bakarım  ben dinledim güzel bir sagopa kajmer tarzı şarkı olmuş, eminim bir çok Sagopa Kajmer hayranı bu habere sevinecek.Şarkıyı aşağıdaki playerden dinleyebilir ve indirebilirsiniz.  Şarkıyla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Buradan İndirin

(daha fazla…)

Devlet Kaşınıyo Bu Sıralar

Çarşamba, 03 Şubat 2010

Atatürkün kurduğu çağdaş türk cumhuriyeti, çağın gerekliliği interneti hazmademiyor. Hadi Youtube’yi kapattınız Atatürk’e hakaret var diyerek, bir çok porno site kapattınız, düşüncesini yazan bir çok blog kapattınızda, sayyac.com dan ne istediniz? Sayyac.Com içerisinde hiç bir içerik olmayan, sadece site sahiplerinin site istatistiklerini tutan bir servisti. Bunun neresi devletin neresine battı ki mahkemesine bu siteyi kapattırdı… Bu sansür işi artık bir ego tatmini olayınamı döndü? Benim sitemin istatistiklerini tutan bir servisi sen nasıl ne hakla kapatırsın? şimdi buradan konuşuyorum birşey değişmeyeceğini bilerek, ama bu yazdıklarımı görse savcının teki kesin yazolur’u da kapatırlar. Olacak şey değil sayyac.com un kapatılması olacak şey değil anlam veremiyorum.

Demedi Deme Ey Arkadaş

Çarşamba, 03 Şubat 2010

Bir insan, neşeyle gözlerini açtığında ölümsüzlük hudutlarında hissediyorsa eğer bedenini, aşk ne vahimdir ki o bedende var olamayacak kadar fani’dir… Bir insan neşeyle gözlerini açtığında, dur diyebiliyorsa engin denizlere dağılmış çocuksu sevdalarına, o beden ölümden önce gerçek aşkı mutlaka tadacaktır. Olası bir yalancı gözde bulduğunu sanıyorsan dipsiz bir sevdayı ve hudut tanımıyorsan eğer, bedeninle değil ruhunla yaşadığını aklından geçirip tutsaklığa merhaba diyorsan, MUTSUZ OLACAKSIN EY ARKADAŞ taa ki sana verilecek hediyeyi kör olmuş gözlerinle görene kadar. İnan bana ey arkadaş hudut sensin, sensin ve senin iyi niyetin, durmalısın orada, dur orada. Gittiğin yol hakettiğin yol değil, hakedenin yoluda değil ey arkadaş, hakedenin yolu hakkın sana verdiği hediyenin sonunda bulunduğu yol ey arkadaş, aç şimdi gözlerini ne bakıyorsun hala senin olmayana, bak asıl ebediyetin zaten senin yanında anla ey arkadaş, masalına inandığın kahraman kötü karakter, bak o buldu hakkını, senin elinde ise tertemiz bir pırlanta bu sefer, övün kendinle ey arkadaş, pişmanlık sana göre değil ne yaptıysan övün ve sadece senin olanın önünde eğil ey arkadaş, hep zor olanı seçtin zor olan haketmeyendir, bugünse hediyene diklenme ama dik dur ey arkadaş, inan bana ey arkadaş dünyada aldığın hediye yanında olucak ebediyette, işte şimdi zamanıdır ver sevgini sakın hudut tanıma ey arkadaş, herkes hakkıyla yaşayacak kimi pişman olacak ama sen mutlu olacaksın ey arkadaş, yinede hor görme haketmesede hep büyük ol, seni küçük gören kim varsa utanacak ey arkadaş, sevmekmi sevilmekmi arasında nötr kaldığın duygularının körelmeye başladığı, belirsizlik içerisinde yanlışa gönül bağladığın günler bitti sen nihayete vardın ve nihayet sen kazandın ey arkadaş.

Atatürk’e Hakaretten 11 Ay Ceza

Perşembe, 28 Ocak 2010

Hem Norveç hemde Türkiye vatandaşı olan biri 17 diğeri 18 yaşında olan iki arkadaş yaz tatili için Türkiye’ye gelmişler ve anıt kabiri ziyaret etmişler. Anıt kabirdeki hatıra defterine sanki Atatürk’le arkadaşmış gibi laubali yazılar yazmışlar. Birinin yazdığı yazı şöyle:

“Mıstık, seni gördüğüm için daha kötü oldum, Allah razı olsun diyeceğim ama demiyorum, yaptıkların için teşekkürler, ama seni hiç gözüm tutmuyor”

Bu yazıyı yazdıkları için tutuklanıp 11 ay hapis cezasına çarptırılmışlar. Şimdi iki kelime etmenin zamanı korka korka edicem o iki kelimeyide yoksa benide içeri alırlar diye. Bu çocuklara 11 ay hapis cezası veren Türk devleti acaba avrupadaki türk gençlerinin Atatürkü hangi kaynaklardan tanıdığını hiç araştırdımı? Avrupadaki gençler Atatürkü hiç bir zaman tarafsız kaynaklardan tanıyamıyorlar, ben avrupada yaşayan türk arkadaşlarımla bu konuda konuştuğumda bunu çok iyi anladım. Atatürkle ilgili çok acayip fikirleri var. Türk devleti olarak sen liderini avrupa’da ve dünyada iyi tanıtamıyorsan orada yaşayan insanların Atatürk hakkında düşündüklerinede karışamazsın. Eğer bu çocuklar böyle bir yazı yazabiliyorsa zaten tarihten bi haber oldukları çok aşikardır. Bundan kendine pay çıkarıp türk tarihinin en önemli liderini onlara anlatıcak kaynaklar yaratacağına bu çocukları kodese tıkıyorsan vay Türkiye cumhuriyetinin haline. Ayrıca bir sürü insan bir sürü lidere hakaret ediyor, bunun cezası hapis olmamalı. Atatürk’ü bende tanımasaydım belki bende hakaret ederdim, tanımadan Adolf Hitler’e hakaret ettiğim gibi. Devlet bir şey yaptığı zaman hiç kimse sesini çıkarmıyor. Çıkaranada anarşist deniliyor. Eğer devlet faşist olur yanlış yaparsa devletede karşı çıkılır.

(daha fazla…)

Selamın Aleyküm YazOlur Milletinin İnsanı

Pazartesi, 25 Ocak 2010

Selamın Aleyküm YazOlur Milletinin insanı. Uzun zamandır yokum (tam 2 ay). İki ay önce teknik problemler yüzünden kapandı YazOlur.CoM ve hiç bir zaman benim elimde olmayan nedenler yüzünden 2 ay boyunca kapalı kaldı. Yeniden açmayı çok istedim çünkü YazOlur’u çok seviyorum. Çünkü Yazolur’u sevenler var. Kapalı kaldığı süre içerisinde bana bir çok yolla ulaşan hiç tanımadığım insanlar oldu, hepsine tek tek teşekkür ediyorum ve inşallah eski tadını kaybetmemiş dahada lezzzetlenmiş yazılarla sizin karşınızda olurum bundan sonra. Bir blog değil sadece YazOlur. ” aaaaa ben demiştim” dedirtir YazOlur. ” dur lan şu yazıyı sevgilime göndereyim” nitelikteki yazıları bünyesinde üretme kabiliyetine sahiptir YazOlur. ” banamı dedin ulan” diye eleştirilenin elektronlarına şimşek çaktırmaya kafi gelecek kadar sivri dillidir YazOlur. ” hadi canım sende” dedirtecek derecede ukaladır, çünkü yazdıklarına kefildir YazOlur. Çok seveninde, çok nefret edeninde takip etmekten kendini alıkoyamadığı bir yerdir YazOlur. Yazılarından herkesin üzerine bir pay çıkardığı ” Yine Koymuş Lafı ” diyeceği yazıların barındığı bir mecradır YazOlur. Çok büyük bir kitleye hitap etmesi yakında muhtemel bir medya alanıdır YazOlur. Çok sevilecek, çok kıskanılacak, çok sinirlenilecek, çok eleştirilicek ama uslubu hiç değişmeyecek olan blogdur YazOlur. Her zaman dediğim gibi “Ahmet Maniş’in Serbest Atış Alanıdır” YazOlur.

Herkese Sevgiler Saygılar Yeni Yazılarımda ve Yorumlarınızda Görüşmek Üzere;

AhMeTMnS

Deniyorum Olmuyor…

Cuma, 13 Kasım 2009

Herkese Merhaba, ilk önce hasta olduğumu ve tuşlara basarken parmaklarımın bile ağrıdığını söylemek istiyorum. Hayat nasıl gidiyor bilmiyorum ama beklentilerimin zerresi yolumdan geçmiyor. Okul okul dedim kazandım şimdi vize zamanı yarın 2 sınav var oturmakta bile zorlanıyorum hasta olduğum için her yerim ağrıyor ama ders çalışmak zorundayım. Afili cümleler kurup edebiyat yapacak halimde yok. Bu pazar radyo programım yok, hem hastayım hemde sınavlarım var o yüzden bu haftayı boş geçicem, ama bi dahaki hafta aslında melek olan ama sürekli üzen birinin seçtiği çok güzel şarkılardan oluşan bi program yapıcam. Mutsuzum, umutluyum, beklentilerimin kavşağında durmuş bekliyorum, bir yığın insan beni biliyor ben onları bilmiyorum, ürkütüyor beni şu kargaların kargaşası, banamı kaldı ayakları yoldan kaymışların tasası? inadına sevmiyorum ve inadına seviyorum inadına vazgeçmiyorum. Tutku halinde alınması gerekenler yuva yapmış hayatımda ve ben yıkamıyorum. Vermemem gereken değerlerimi yoldan bulmuşçasına etrafa saçıyorum ve bunu bilinçli olarak yapıyorum… Hiç bir şey için pişman değilim. Özlüyorum neyi? seviyorum neyi? istiyorum neyi? Selametle…

Edit: Hastalığım fena halde arttı…